Taşeronluk Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır, Nelere Dikkat Edilir?

taşeronluk sözleşmesi nasıl hazırlanır

İnşaat projelerinde ana yüklenici, işin tamamını kendi kadrosuyla bitirmek yerine belirli imalat kalemlerini (kaba inşaat, sıva-boya, elektrik tesisatı, mekanik tesisat gibi) uzman alt yüklenicilere — taşeronlara — devreder. Bu yazıda taşeronluk sözleşmesinin hangi maddeleri içermesi gerektiğini, en sık yaşanan anlaşmazlıkları ve asıl işveren-alt işveren sorumluluğunun pratikte ne anlama geldiğini anlatıyoruz.

Taşeronluk Sözleşmesi Nedir

Taşeronluk Sözleşmesi, Türk hukukunda özel olarak adlandırılmış bir sözleşme tipi değildir; genellikle Türk Borçlar Kanunu’ndaki eser sözleşmesi (istisna akdi) hükümlerine tabi olarak kurulur. Ana yüklenici ile taşeron arasındaki bu ilişkide taşeron, üstlendiği işi kendi nam ve hesabına, kendi işçileriyle ve genellikle kendi ekipmanıyla yürütür; karşılığında hakediş usulüyle ödeme alır.

Sözleşmenin yazılı yapılması zorunlu olmasa da, özellikle yüksek bedelli işlerde yazılı sözleşme olmadan çalışmak; hakediş tartışmaları, iş kazası sorumluluğu ve süre/gecikme anlaşmazlıklarında tarafları ispat açısından çok zor durumda bırakır.

Sözleşmede Mutlaka Olması Gereken Maddeler

  • İş kapsamının net tanımı: Hangi imalat kalemlerinin taşerona ait olduğu, hangilerinin ana yüklenicide kaldığı somut biçimde yazılmalı.
  • Hakediş planı: Ödemenin hangi periyotta (genelde aylık), hangi onay süreciyle ve hangi kesinti (teminat) oranıyla yapılacağı.
  • Süre ve cezai şart: İşin teslim tarihi ve gecikme hâlinde uygulanacak günlük/aylık cezai şart oranı, üst sınırıyla birlikte.
  • İş güvenliği ve sigorta sorumluluğu: Taşeronun kendi personeli için İSG mevzuatına uyma ve sigorta yaptırma yükümlülüğü.
  • garanti süresi: İşin tesliminden sonra işçilik/malzeme kaynaklı kusurlardan taşeronun ne kadar süre sorumlu olacağı.
  • Devir yasağı: Taşeronun işi başka bir alt yükleniciye devredip devredemeyeceği.

Asıl İşveren – Alt İşveren Sorumluluğu: En Çok Kafa Karıştıran Konu

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, belirli koşullarda ana yükleniciyi (asıl işveren) taşeronun (alt işverenin) işçilerine karşı müteselsil sorumlu kılar. Bu sorumluluk özellikle ücret, fazla mesai ve SGK prim ödemelerini kapsar. Pratikte bu, taşeron işçilerine maaş ödemezse veya SGK primini yatırmazsa, işçilerin ana yükleniciye de dava açabileceği anlamına gelir.

Bu riski azaltmanın yolu, sözleşmeye taşerondan düzenli olarak SGK prim ödeme belgesi ve ücret bordrosu talep etme hakkı eklemek, gerekirse hakediş ödemesini bu belgelerin ibrazına bağlamaktır.

Hakediş Anlaşmazlıklarını Önlemenin Pratik Yolu

Uygulamada en sık yaşanan anlaşmazlık, “ne kadar iş yapıldığı” konusunda taraflar arasında fikir birliği olmamasıdır. Bunun çözümü, her hakediş döneminde ana yüklenici ile taşeronun birlikte imzaladığı bir metraj tutanağı düzenlemektir. Tutanak, o ay tamamlanan imalatı kalem kalem gösterir ve ödemenin dayanağı olur; ileride çıkabilecek “bu iş tamamlanmadı” tartışmalarını büyük ölçüde önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Taşeronluk sözleşmesi noterde mi yapılmalı?

Zorunlu değildir; yazılı sözleşme yeterlidir. Ancak yüksek bedelli veya uzun süreli işlerde noter onayı, tarih ve içerik konusunda ek ispat gücü sağlar.

Taşeron sigortasız işçi çalıştırırsa ana yüklenici ne risk altına girer?

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa, ana yüklenici de SGK ve iş mahkemesi nezdinde sorumlu tutulabilir. Bu yüzden sözleşmeye düzenli belge ibraz yükümlülüğü eklemek önemlidir.

Teminat kesintisi (retention) nedir, ne zaman iade edilir?

Ana yüklenicinin, olası kusurlu imalatlara karşı güvence olarak her hakedişten kestiği pay (genelde %5-10). Genellikle geçici kabulden sonra, garanti süresinin bir kısmı için tutulup kesin kabulde iade edilir.

Hazır taşeronluk sözleşmesi şablonu — tüm maddeler dolduruma hazır.
Şablonu Gör — ₺59,90

Bu yazı Genel şablonları bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. İşleminize özel durumlarda bir avukata veya ilgili kuruma danışın.